Nil's HR CAFE
FACEBOOK TAKİP ET TWITTER TAKİP ET LINKEDIN TAKİP ET GOOGLE PLUS TAKİP ET YOUTUBE TAKİP ET SLIDESHARE TAKİP ET ACADEMIA TAKİP ET ABOUTME TAKİP ET

Röportaj: Girişimci Bir İnsan Kaynakları Yöneticisi ‘İlknur Karakuş’

Hem girişimci hem de insan kaynakları yöneticisi olarak uzun yıllardır işe alım ve insan kaynakları danışmanlığı alanlarında çalışan İlknur Karakuş Hanım’la keyifli bir röportaj yaptık. 🙂

İnsan kaynakları çok özel kişisel yetkinlikler gerektiren bir bölümdür. İletişimi çok sevmeyen içe dönük, insanlarla doğru ilişkiler kuramayan kişilerin yapabileceği bir iş değildir. Hem işveren hem de çalışan arasında doğru iletişimi sağlayabilen ve yapıcı olabilecek kişiler bu görevde başarılı olabiliyor.

İlknur Hanım, ‘İnsan Kaynakları’nda kariyeriniz nasıl başladı?

Uludağ Üniversitesi,  İktisadi İdari Bilimler Fakültesi,  Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü mezunuyum. Bölümümün İnsan kaynaklarına çok yakın olması ve bu alana yönelik aldığım dersler sebebiyle bu alanda kariyer yapmaya üniversite hayatımda karar vermiştim. İnsan kaynaklarının, firmaların en önemli kaynaklarından olduğu ve doğru yönetilmesi halinde firmaya ciddi katkılar sağlayacağı disipliniyle eğitimimi tamamladım ve kişisel özellikleriminde insan kaynaklarının en önemli yetkinlikleri olan pozitif iletişim, kişiler arası ilişkiler, analiz ve problem çözme vb. özelliklere çok uygun olduğunu düşündüm.

Üniversite dönemimde zorunlu olmamasına rağmen insan kaynakları alanında bir çok staj yaptım ve eğitimimi tamamladıktan sonra iş arayışımı sadece bu yönde devam ettirdim. Şanslıydım ki okulumun bitmesine 2 ay varken ilk iş tecrübem olan Borusan Lojistik’te insan kaynakları departmanında -yetiştirilmek üzere- göreve başladım.

Yaklaşık iki yıl bu firmada personel ve bordro işlemleri dahil insan kaynaklarının tüm süreçlerinde görev aldım. Daha sonra FedEx’te İnsan Kaynakları departmanında eğitim ve işe alımdan sorumlu insan kaynakları uzmanı olarak yaklaşık 4 sene çalıştım. İşe alımı çok sevdiğim ve bu alanda uzmanlaşmak istediğim için Manpower Türkiye’de yaklaşık 4 sene işe alım danışmanı olarak çalıştıktan sonra kendi şirketimi kurmaya karar verdim ve 6 senedir de İkona HR’ın kurucusu olarak sadece işe alım tarafında uzmanlaşarak çalışmaya devam ediyorum.

‘İnsan Kaynakları’ alanında çalışmak isteyen, profesyonelleşmek isteyen genç meslektaşınız için önerileriniz var mı?

Tabii birçok önerim olabilir ancak en önemlisi ve ilk aklıma gelenler şöyle; bu bölümü gerçekten isteyip istemediklerine kendi kişisel özelliklerini de tanıyarak karar versinler. Söz konusu insan ve çıkarların çatıştığı (işveren için az maliyet çok kar, çalışan için az emek çok fayda) bir ortamda siz o çıkarları hep dengede tutmak zorundasınız. Bunun dışında empati ve hoşgörü bu görevin olmazsa olmazları.

İnsan kaynaklarının akademik konularına hiç girmiyorum çünkü bu konuları zamanla her çalışan öğreniyor, gerek eğitim ve kurslarla, gerekse iş başında tecrübe ederek…

Nil's HR CAFE Röportaj: Girişimci Bir İnsan Kaynakları Yöneticisi 'İlknur Karakuş' Röportaj & Söyleşi Şemsiyemde Neler Var?

Girişimci olmak isteyenlere ve kendi işini sizin gibi yürütmek isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Kendi işini kurmak isteyenlerin (hangi alanda olursa olsun) mutlaka fikrin öncesinde çok doğru bir fizibilite yapmalarını öneririm. Kendi işim için konuşacak olursam da; yaptığımız iş 2 masa 2 sandalye al ve personel görüşmelerine başla gibi görünse de hiç öyle değil maalesef 🙂 bir kere ülkemizin vergi sistemini çok iyi öğrenmek gerekiyor. 🙂

İyi bir portföye sahip olmak yada bunu sağlayabilecek bir iş gücüne sahip olmak önemli. Çok iyi bir mülakatçı olmak sadece aday açısından yeterli ancak adayı gönderebileceğiniz  firma portföyünüz yoksa havada kalan bir yetenek.

Mesleki ve kişisel anlamda hangi üç kelime en iyi tanımlar?

Mesleki anlamda; Özdisiplinli, sonuç odaklı ve koordineyim. Kişisel anlamda da; pozitif, empatik ve hoşgörülü olduğumu düşünüyorum 🙂

Gelecekte insan ve insan kaynakları sizce nasıl şekillenecek ve insan kaynakları bölümlerinin iş disiplinlerinde sizce neler değişecek?

İnsan kaynakları her zaman firmaların en önemli kaynaklarından biri olarak kalacak, teknoloji geliştikçe ve değiştikçe biz insan kaynakları çalışanları bu değişikliklere hızlıca adapte olup değişen teknolojiye göre sistemler geliştirip çalışanları mutlu etmeye çalışmaya devam edeceğiz. Değişikliğe en hızlı adapte olabilenler olmamız çok önemlidir.

Aday seçme kriterlerinizde adayların göz önünde bulundurması gereken konular nelerdir?

Ben genelde bu konudaki klasik anlayışları reddederim. Yani dış görünüm, içeriye girdiği ilk 3 saniye tutumu gibi. Bence iş aramada en önemli kriter çalışanın kendini tanıması. Kişisel özelliklerini, mesleki yeterliliklerini, hedeflerini çok iyi bilen bir aday kendine doğru işi bulabiliyor. Adayın kriterleri uygunsa adayın dış görünümüne, iletişimine vb. özelliklere çok takılmıyorum. Çünkü bu özellikler çok çabuk düzeltilebiliyor. Mesela görüşmeye takım elbise ile gelmemiş bir adayı diğer bütün özellikler uygun ise asla elemem.

Firmanın bu alandaki tercihini kibarca belirtmem yeterlidir. Tek tip personel algısına kökten karşıyım. Özetle her firmaya her işe uygun farklı adaylar olduğunu düşünürüm.

‘Her zaman en iyi aday en doğru aday olmayabilir.’ Mottom budur.

Çok iyi okullardan mezun, çok kurumsal firmalarda çalışmış, iletişimi muhteşem, dış görünüş harika biz insan kaynakları çalışanları için -en iyi profil- bir adayı alıp orta ölçekli bir patron firmasına yerleştirin de izleyin eserinizi. 🙂

Değerli röportajınız ve içtenliğiniz için teşekkür ediyorum 🙂 

Röportaj: Sevengül SÖNMEZ ile Editörlüğü ve Mesleğimiz Yayıncılık Projesi’ni Konuştuk!

Sevengül SÖNMEZi daha yakından tanıyabilir miyiz? 🙂  

İnsanın kendi hakkında konuşması zor 🙂  Kitapları severim, okumayı yazmayı, gezmeyi, konuşmayı, öğretmeyi ve öğrenmeyi…

Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi aldım, ardından öğretmenlik yaptım. Yirmi yıla yakın zamandır da yayıncılığın hemen hemen her aşamasında çalıştım. Halen Essen Duisburg Universitesi’nde Turkistik bölümünde yarı zamanlı olarak çalışıyorum. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Türkiye Yayıncılar Birliği’yle düzenlediği Yayıncılık Okulu’nda yayıncılıkla ilgili dersler veriyorum.

Geçtiğimiz yıldan bu yana (Mayıs 2017’de tamamlanacak) Mesleğimiz Yayıncılık adlı bir Avrupa Birliği projesinde sektör uzmanı olarak çalışıyorum.

 Nil's HR CAFE Röportaj: Sevengül SÖNMEZ ile Editörlüğü ve Mesleğimiz Yayıncılık Projesi'ni Konuştuk! Röportaj & Söyleşi Şemsiyemde Neler Var?

Başta Yapı Kredi Yayınları olmak üzere Everest, Timaş gibi farklı yayınevleri için projeler hazırlıyorum.

Sosyal Bir Proje: ‘Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Mentorluk Projesi’

Gençlere ışık yakmanın ne kadar önemli olduğunu bildiğim ve çok önemsediğim Çağdaş Yaşamı destekleme Derneği’nde gönüllü mentorluk programında bende çalışıyorum.

Mentorluk eğitimi kapsamında ÇYDD Genel Merkez Yönetim Kurulu’ndan Eser Takmaz Bey ve Proje Birimi / Mentörlük Projesi Koordinatörlüğünde her zaman inanılmaz enerjik çalışmalarıyla birbirinden değerli çalışmalara imza atan Öznur Şen Hanım’la projenin detaylarını ve ilerleyen yıllarda neler yapılacağını da konuştuk:

Söyleşi: Oğulcan Yorulmaz – Misface

Oğulcan Yorulmaz ile Misface Mentorluk Girişimini Konuştuk 🙂

Benimde ‘Gönüllü Mentor’ olarak yer aldığım yeni bir oluşum var. Nasıl bir proje, neler yapıyorlar, öncelikle bu harika girişimi ben tanıdım, araştırdım ve hep beraber tanıyalım istedim.

Nil's HR CAFE Söyleşi: Oğulcan Yorulmaz - Misface Röportaj & Söyleşi Şemsiyemde Neler Var? Sosyal Sorumluluk

Merhaba Oğulcan, öncelikle seni tanıyabilir miyiz? 

Ben Yönetim Bilişim Sistemleri bölümü öğrencisiyim ve bölümümün gerek özel sektör tarafından, gerekse öğrenciler arasında pek bilinmediğini fark ettim. O zamanlar farklı bir startup’ımızda vardı. Bu sayede benimle iletişime geçen öğrenci sayısı çoktu, onlarla bilgi ve deneyimlerimi paylaşıyordum. Edindiğim tüm bu çevreyi ekibime dahil ettim. Onların da desteği üzerine Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünün Türkiye çapında hem öğrenciler tarafından hem de özel sektör tarafından tanınmasını sağlamak amacıyla yola çıktık.

Misface Projesi nasıl doğdu? Ne kadar zamandır faaliyettesiniz? 

Misface, 2014 yılının Aralık ayında kurulan bir ekip. İlerleyen dönemlerde ekip arkadaşımla beraber Dijital Pazarlama alanına yoğunlaşmıştık ve “Biz neden kendi şirketimizi kurmuyoruz ki ?” dedik.  Ardından Dijital Ajans olma yolunda ilerlemeye başladık. Bu noktada yaptığımız PR çalışmaları çok etkili oldu ve çeşitli şirket sahipleri bizimle iletişime geçmeye başladılar, üstelik bu kişilerle beraber işler de yaptık. Bir süre bu şekilde ilerledikten sonra motivasyonumuzu kaybettik ve Girişimcilik’te bilinmesi gereken kavramlarından birisi olan “Ölüm Vadisi”ni çok net bir şekilde yaşadık ve platformu gerçekten ölüme terk etmiştik. Bu süre zarfında yine birçok öğrenciyle etkileşim halindeydim.

Röportaj: Yasemin Kalya – Madencilik Sektörünün Tek Kadın Girişimcisi

Madencilik Sektörünün Tek Kadın Girişimcisi

Yaşama ve insana dokunan bir girişimcinin yaşadıkları ve yüzünü Batı’ya dönen bir ihracatçı olmasının arkasında yaşadıkları…

Nil's HR CAFE Röportaj: Yasemin Kalya - Madencilik Sektörünün Tek Kadın Girişimcisi Röportaj & Söyleşi Şemsiyemde Neler Var?

Yasemin Kalya, Mardin’in taşını tüm ülkeye, Doğu’nun kültürünü Batı’ya tanıtma fikrinden ve Mardin’i Mardin’e has olan Mardin taşıyla restore etme fikrinden heyecanlanarak işe atıldı. 2008 yılının Eylül ayında 150 yıldır yapılmayan taş çıkartma ve işleme faaliyetini canlandırmak amacıyla, doğduğu şehir Mardin’de bir şirket kurup çalışmalara başladı. Yerel ve doğal bir malzemeden potansiyel iş alanı yaratan Mardin Taş Madenciliğin sahibi Kalya, büyük bir cesaret ile çıktığı yolculuğa devam ediyor.

İlham Veren Sözler :